İnsanoğlu kendi hikâyesine yer açmak için canhıraş bir uğraş verirken “öteki”nin hikâyesiyle karşılaşır. Kimi zaman onunla didişir kimi zaman da uzlaşır, nihayetinde insanlığın o b…

İnsanoğlu kendi hikâyesine yer açmak için canhıraş bir uğraş verirken “öteki”nin hikâyesiyle karşılaşır. Kimi zaman onunla didişir kimi zaman da uzlaşır, nihayetinde insanlığın o büyük hikâyesine eklemlenir. Bir bütünün parçası olduğu bilincine varır. Dünyaya gözlerimizi açtığımız anda bir hikâyenin içine doğarız. Ebeveynlerimiz, dedelerimiz ve ninelerimiz, sokaklarında koşturduğumuz mahallemiz, bahçesinde iğde ağaçları çiçeklenen evlerimiz, üzerinde kök salacağımız toprağımız, minarelerden yükselen ezanımız, dalgalandıkça ruhumuzu coşturan bayrağımız... Her biri bizim hikâyemize can suyu taşıyan birer kaynaktır. Bize kimlik ve kişilik kazandıran kök bağlardır. Ardından etiketler gelir. Vatandaşlık, milliyet, din, dil üzerine bir aidiyet inşa edilir. Görünürde her biri birer bariyerdir. Lakin o tanımlamalar insanı koruyup kollar ve ona bir yörünge verir. Şedit rüzgârlarda savrulmayı önler, fırtınalarda ayakta kalmayı sağlar.
İmgesel anlatımıyla insanlığa dair önemli çıkarımlar sunan Küçük Prens’in sayfalarına gidelim. Küçük Prens, çölü geçerken üç taç yapraklı sıradan bir çiçeğe rastlar. “İnsanlar nerede?” diye sorar. Çiçek “İnsanlar mı?” diye tekrarlar. “Galiba altı yedi insan var. Yıllar önce görmüştüm. Ama kim bilir şimdi neredeler? Rüzgârla sürüklenmişlerdir. Kökleri yok, yaşamları güç oluyor bu yüzden.”
Exupery’nin her insanın kendi iç dünyasını bir çocuğun gözünden, hayret makamından anlattığı kitap asıl itibarıyla toplumsal bir eleştiridir. Bu eleştirinin merkezinde kendi dünyasında yaşayan ve öteki hikâyelere gözlerini sıkı sıkı kapayan insanlar vardır. Onlar toplumsallığı ıskalamış, aidiyet duygularını hızardan geçirmiştir. Bir çiçek tarhının ortasında hilkatte eş kardeşleriyle değil de çorak bir arazide bir başlarına boy verirler. Bir gün kuvvetli bir rüzgâr estiğinde de –çöldeki çiçeğin anlattığı gibi- yitip giderler. Kökleri yoktur ve yaşam onlara pek güç gelir.

İstikbal Köklerdedir
Osmanlı tarihinin en çok tartışılan kadın figürlerinden biri olan Hürrem Sultan, çoğu zaman popüler anlatıların etkisiyl…

Fonksiyonel Tıp
Latince Adı: Achillie millefolium L. Diğer Adları: Kandil çiçeği , Binbir yaprak otu, Barsam otu Civanperçemi, çağlar bo…