Rivayet edilir ki Anadolu henüz yeni yeni Türk yurtlarına dönüşürken Konya ovasının kıyısında küçük bir derviş zâviyesi bulunurdu. Bu zâviyede hem misafir ağırlanır hem yolcu doyur…

Rivayet edilir ki Anadolu henüz yeni yeni Türk yurtlarına dönüşürken Konya ovasının kıyısında küçük bir derviş zâviyesi bulunurdu. Bu zâviyede hem misafir ağırlanır hem yolcu doyurulur hem de gönlü daralanlara teselli verilirdi. Başderviş olan Şeyh Mürsel, gönül ehli bir insandı; elindeki ekmeği paylaşırken bile insanın iç âlemini görebilecek kadar sezgi sahibiydi.
Bir kış günü, kar çisil çisil yağarken zaviyenin kapısı çalındı. Eşikte, yollardan bitkin düşmüş genç bir adam duruyordu. Üstü başı çamura bulanmış, gözleri kızarmış, sesi çatallaşmıştı. Genç adamın adı Ali idi, nişanlısı Züleyha’yı kaybetmişti. Gönlü yangın, içi ıstırapla doluydu. Zaviyeye sığınmış, hiç konuşmadan köşeye çökmüştü.
Şeyh Mürsel; onun yüzüne baktığında yalnızca yorgunluk değil, “kırılmış bir keder” sezdi. Ali günlerdir doğru dürüst aş yememişti. Dervişler ne pişirirse genç adam ya bir kaşık alıyor ya da hiç dokunmuyordu. Bir gece, zaviyenin mutfağında hiçbir şey yolunda gitmedi. Çuvallar boşalmış, yağ tükenmiş; elde avuçta sadece biraz buğday, birkaç tutam kuru gül yaprağı ve kavanozun dibine çökmüş pekmez kalmıştı. Dervişler “Bu malzemeyle nasıl aş çıkar?” diye birbirine bakarken Şeyh Mürsel gülümsedi: “Allah’ın yarattığı her şeyin şifası vardır. Gül, kalbin ta içine işler. Bugün Ali’nin gönlüne ilaç gerek.”

İstikbal Köklerdedir
Osmanlı tarihinin en çok tartışılan kadın figürlerinden biri olan Hürrem Sultan, çoğu zaman popüler anlatıların etkisiyl…

Fonksiyonel Tıp
Latince Adı: Achillie millefolium L. Diğer Adları: Kandil çiçeği , Binbir yaprak otu, Barsam otu Civanperçemi, çağlar bo…