İnsan, ruh ve bedenden oluşan çift yönlü bir varlıktır. Onun bir yüzü ilahi âleme bakarken bir yüzü yaratıldığı toprağın ait olduğu dünyaya bakar. Dünyanın nimetleri ona sevimli ge…

İnsan, ruh ve bedenden oluşan çift yönlü bir varlıktır. Onun bir yüzü ilahi âleme bakarken bir yüzü yaratıldığı toprağın ait olduğu dünyaya bakar. Dünyanın nimetleri ona sevimli gelir, tıpkı ruhunun ilahi olanı sevdiği gibi nefsi de dünyevi olanı sever. Neşe, eğlence, oyun; dünyanın ona sunduğu rahatlama yollarıdır ve insan, hayat meşgalesinde kendine bir dinlenme alanı açmak ister. Özellikle günümüzde yoğun hayat temposu, stres, fikrî ve bedenî yorgunluk, bir yerlere yetişme telaşı, rızık endişesi insanı yormuş ve yıpratmıştır. Zaman zaman psikolojik rahatlama ihtiyacı hisseden insan, kendine çeşitli eğlence unsurları bulmuş; helal mi haram mı bakmadan daralan gönlünü ferahlatmak istemiştir.
İnsanın neşelenmeye ve eğlenmeye ihtiyacı olduğunu bilen Allah-u Teâlâ, gönderdiği hayat nizamında (İslam) oyuna ve eğlenceye de yer vermiş; bu realiteyi görmezden gelmemiştir. Bilakis Kur’an-ı Kerim’de insana yol gösteren ve peygamberi üzerinden örnekler sunan Yüce Yaratıcı, oyunu ve eğlenceyi “mübah”dairenin içine almış ve çeşitli kurallara bağlamıştır. “De ki: Allah’ın kulları için yarattığı süsü, temiz ve iyi rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar dünya hayatında müminlere yaraşır, kıyamet gününde ise yalnız onlara mahsus olacaktır.”( A’râf 7/32) ayeti kapsamında oyun ve eğlence, insanlara sunulan rızıkların içine girmektedir.
Hz. Peygamber’in (sav) örnekliği üzerinden anlatacağımız ve günümüz şartlarıyla kıyaslayacağımız “Eğlence Ahlakı” mevzusuna geçmeden evvel, mihenk taşı olması hasebiyle şu hadisi zikretmek isteriz. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Şurası muhakkak ki haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (helal ya da haram olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda kim şüpheli şeylerden kaçınırsa dinini de ırzını da korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur. Tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki her an koruluğa düşebilecek konumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu da haramlardır.”(Buhârî, Îman, 39)

İstikbal Köklerdedir
Osmanlı tarihinin en çok tartışılan kadın figürlerinden biri olan Hürrem Sultan, çoğu zaman popüler anlatıların etkisiyl…

Fonksiyonel Tıp
Latince Adı: Achillie millefolium L. Diğer Adları: Kandil çiçeği , Binbir yaprak otu, Barsam otu Civanperçemi, çağlar bo…