İslam’ın ilk yıllarında hanımların eğitimde, öğretimde ve toplumsal hayatta üstlendiği sorumluluklara en güzel örneklerden biri Şifâ bint Abdullâh’tır. Onun hayatında, Hz. Peygambe…

İslam’ın ilk yıllarında hanımların eğitimde, öğretimde ve toplumsal hayatta üstlendiği sorumluluklara en güzel örneklerden biri Şifâ bint Abdullâh’tır. Onun hayatında, Hz. Peygamber’in hanımları ilimle buluşturma iradesi, onların kabiliyetlerine duyduğu güven ve bireysel yeteneklerini destekleme hassasiyeti berrak bir şekilde görülür. Bu yönüyle Şifâ bint Abdullâh, yalnızca bir şahsiyet değil; aynı zamanda İslam’ın hanıma bakışını yansıtan canlı bir örnektir. Şifâ bint Abdullâh, Medine’de hanımların eğitimine doğrudan katkı sağlayan isimlerin başında gelir. Hz. Peygamber’in teşvik ve takdiriyle okuma yazma öğretmiş, özellikle hanımlara yönelik bir eğitim halkası kurmuştur. Onun bu çabası, hanımların ilim dünyasında yer almasının ne kadar doğal ve teşvik edilen bir davranış olduğunu gösterir. Mesleğin hanıma ağır bir yük değil; doğru niyet, ilkeli davranış, ahlâkî ölçüler ve İslâmî hassasiyetlerin korunmasıyla birleştiğinde topluma hizmet eden güçlü bir imkân hâline geldiğini onun hayatında görmek mümkündür.
Şifâ bint Abdullâh’ın bir diğer öne çıkan yönü ise sağlık alanındaki maharetidir. Tıbbî bitkiler ve rukye uygulamaları konusunda bilgiliydi. ( rukye: hastaların şifa bulmaları amacıyla Kur’an-ı Kerim’den ayetler okumak ) Hz. Peygamber; ona rukye uygularken Kur’an’dan şifa ayetlerini okumayı öğretmiş ve hastaların şifayı yalnızca Allah’tan bilmelerini, tedavi olurken imanlarını zedeleyecek hiçbir inanca yönelmemelerini tavsiye etmiştir. Böylece rukyenin, Allah’ın izniyle iyileşmeye vesile olan bir dua ve teslimiyet hali olduğunu vurgulamıştır. Rivayetlere göre Efendimiz; ona duyduğu güvenin bir nişanesi olarak, “Hafsa’ya yazıyı öğrettiğin gibi, nemle (karınca duası) için rukyeyi de öğret.” buyurarak hem ilmî birikimini hem de merhamet dolu tecrübesini başka bir hanıma aktarmasını öğütlemiştir. Şifâ bint Abdullâh, tedavi sırasında tıbbi bitkileri kullanır ve hastalarına Kur’an’dan şifa ayetlerini okurken hem ruhsal hem de fiziksel iyileşmeyi desteklerdi. Adıyla müsemma olarak, onun hem ilmi hem merhameti bugün hâlâ etrafına şifa vesilesi olmaya devam etmektedir.