Filistin, sadece bir ülke bir toprak parçası değil; Allah’ın bizlere kutsal kıldığı mübarek beldedir. Peygamberler tarihine baktığımızda Hz. İsa (as), Hz. Musa (as) gibi büyük peyg…

Filistin, sadece bir ülke bir toprak parçası değil; Allah’ın bizlere kutsal kıldığı mübarek beldedir. Peygamberler tarihine baktığımızda Hz. İsa (as), Hz. Musa (as) gibi büyük peygamberlerin zuhur ettiği yerdir. Hz. İbrahim’in (as) geçiş ve yaşam yeri olması ve birçok peygamberin bu topraklara gelmeleri, burada yaşamaları ve defnedilmiş olmaları bu toprakları kutsal kılmıştır. İlk kıblemizin, üçüncü haremimizin bulunduğu, Makam-ı İbrahim’ den Mekân-ı İbrahim’e varan ziyaret yerimizdir. Efendimizin ayak izlerinin bulunduğu, bütün peygamberlere imamlık yaptığı bu mukaddes toprak; Allah’ın bizlere rahmeti ve emaneti, kıyamete kadar sürecek İslam davasının merkezi, hakla bâtıl mücadelesinin vatanıdır. Hak bâtıl mücadelesi İslam toplumlarında her zaman süregelmiştir. Filistin’in tarihine de baktığımızda birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını görmekteyiz. Doğu ve Batı arasında köprü bağlantısı kuran Filistin, geçmişten bugüne büyük fetihlere uğramıştır. Bazı devletler tarafından da tahrip edilmiştir. En derin ve günümüzde hala devam eden vurucu darbeyi 14 Mayıs 1948 yılında İsrail’in kendisini devlet ilan etmesiyle ve ardından başlayan savaşla almıştır. Nakba, Arapça (büyük felaket) demektir. 1948 yılı; büyük kitlesel yerinden edilmenin başladığı, binlerce Filistinlinin yurtlarından edildiği, mülteci konumuna getirilerek yüzlerce köyün haritadan silindiği kapanmayan bir yaradır. İsrail’in bu savaşı, Arz-ı Mev’ud inancı ve bu uğurda kendinden olmayanı hiçe saydığı bir soykırım olarak devam etmektedir. 2026’da hala devam eden bu soykırımın bir benzeri de Peygamber Efendimiz zamanında gerçekleşmiştir. İslamiyet’in tebliğ edilmesiyle müşrikler, Müslüman olan insanları dışlamış; eziyetler etmiştir. O dönem de ilk boykot Müslümanlara karşı yapılmıştır. Müslümanların sattıkları hiçbir ürünü almayıp kendileri de onlarla hiçbir alışverişte bulunmamışlardır. Müslümanlar kendi şehirlerinde kendi memleketlerinde dışlanarak göçe zorlanmışlardır. Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı bu yerinden edilme, kendi evlerine Yahudilerin yerleştirilmesi de tarihin tekerrürü değil midir? O gün Efendimiz (sav) nasıl hicret edilmeye zorlandıysa bugün Filistin halkı da savaşla, eziyetle yerinden edildi.