Hiçbir bitkinin ya da ağacın toprağın altındaki köklerini görüp üzerine düşündünüz mü? Bir ağacın köklerinin o ağaçla kurduğu ilişkiyi… Köklerin bazen nasıl kilometrelerce derine d…

Hiçbir bitkinin ya da ağacın toprağın altındaki köklerini görüp üzerine düşündünüz mü? Bir ağacın köklerinin o ağaçla kurduğu ilişkiyi… Köklerin bazen nasıl kilometrelerce derine doğru uzandığını, bazen ise yüzeyde incecik yapıda kaldığını…
Kimi kökler öylesine güçlüdür ki toprağın içinden söküp çıkarmak neredeyse imkânsızdır. Kimi ise hafif bir dokunuşla elinize gelir. Köklerden gövdeye, gövdeden dallara ve yapraklara uzanan bu yapı yalnızca bir bitki anatomisi değildir; aslında hayatın kendisine dair güçlü bir metafordur. Ve her şey gerçekten de toprağa tutunmakla başlar. Toprak ve kök arasındaki bağ; sadece bitkinin değil, insanın da yaşamını anlamlandıran en temel bağlantıdır. Kök, toprağı kavrarken aslında varlığın ilk adımını atar. Bir fidede bile bu bağ koparsa gelişim durur. Peki ya insanda? Kökünden kopan, kökü zayıflayan bir insanın ruhu nasıl etkilenir? Ağaç için ölümle sonuçlanabilecek bir kopuş, insan için de derin ruhsal boşlukların kapısını aralayabilir mi?
Köklenmek; geçmiş, temel, aidiyet, güven ve varlık anlamına gelir. İnsanın “Nereye aitim?” sorusuna verdiği cevap kökleriyle doğrudan ilgilidir. Aile dediğimiz yapı; kimliğimiz, kişiliğimiz, duygusal örüntülerimiz ve hatta farkında bile olmadığımız davranış kalıplarımız, köklerimizin birer parçasıdır. Bu nedenle geniş aile, kök aile, geçmiş acılar, kültürel kodlar, travmalar ve hikâyeler bizi hem besler hem de şekillendirir.

Ruh ve Mana
Hepimiz alışveriş ediyoruz ve birbirimizi alışverişe dâvet ediyoruz. Yeniçağın yeni adıyla hepimiz TÜKETİCİYİZ. Her ne k…

Ruh ve Mana
Üzüntü ile gelen depresyon hâli. Günümüzde grip olmak kadar yaygın bir psikolojik rahatsızlıktır. İnsanların başına türl…